COVID -19 PANDEMISI SONRASI ÇIKARTILAN 7226 SAYILI KANUN ILE 5941
SAYILI ÇEK KANUNUNDA YAPILAN
DEGISIKLIKLERIN INCELENMESI
26/03/2020 tarihli 7226 sayili Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun, 5941 sayili Çek Kanunu basta olmak üzere bir çok kanunla ilgili önemli degisiklikler içermektedir.
5941 sayili Çek Kanunu’nda, özellikle hakkinda “karsiliksiz çek keside etmek” suçundan adli para cezasina hükmedilmis ve söz konusu adli para cezalarinin ödenememesi sebebi ile de hapis cezalari ile karsi karsiya kalan kisiler tarafindan beklenen düzenleme, tüm dünyayi etkisi altina alan ve Dünya Saglik Örgütü tarafindan “pandemi” ilan edilen Coronavirüs salgini sebebi ile hiz kazanmis ve ilgili kanunda degisiklik yapilmasina karar verilmistir.
5941 sayili Çek Kanunu’nun 5. maddesine göre; kanuni ibraz süresi içerisinde ibrazinda, çekle ilgili olarak “karsiliksizdir” islemi yapilmasina sebebiyet veren kisi hakkinda çek bedelinin karsiliksiz kalan miktarindan az olmamak üzere binbesyüz güne kadar adli para cezasi ile çek düzenleme ve çek hesabi açma yasagi uygulanmasina hükmedilmektedir.
7226 sayili Kanunun 49. Maddesi ile 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayili Çek Kanunu’na Geçici Madde 5 eklenmis, karsiliksiz çek suçuyla ilgili yeni bir düzenleme yapilmistir.
Çek Kanunu’na eklenen Geçici Madde 5 su sekildedir:
(1) 5 inci maddede tanimlanan ve 24/3/2020 tarihine kadar islenen suçtan dolayi mahkûm olanlarin cezalarinin infazi, bu maddenin yürürlüge girdigi tarih itibariyla durdurulur.
Hükümlü tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kisminin onda birini alacakliya ödemek zorundadir.
Kalan kismini üç aylik sürenin bitiminden itibaren ikiser ay arayla on bes esit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlariyla ortadan kaldirilmasina karar verilir.
Infazin durduruldugu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kisminin onda birinin ödenmedigi takdirde alacaklinin sikayeti üzerine mahkemece hükmün infazinin devamina karar verilir.
Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemedigi takdirde ödemedigi bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenir.
Kalan taksitlerden birini daha ödemedigi takdirde alacaklinin sikayeti üzerine mahkemece hükmün infazinin devamina karar verilir.
(2) Hükmün infazinin durdurulmasi hâlinde ceza zamanasimi islemez.
(3) Bu madde uyarinca infazi durdurulan kisi hakkinda mahkemece Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fikrasinin (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.
(4) Bu madde uyarinca verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkilidir. Mahkemece bu madde uyarinca verilecek tüm kararlar alacakliya teblig edilir.
(5) Bu madde uyarinca verilecek kararlara karsi itiraz kanun yoluna gidilebilir. Itirazin incelenmesinde Icra ve Iflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fikrasinda belirlenen itiraz usulü uygulanir.
(6) Bu madde hükümleri her bir suç için ancak bir kez uygulanabilir.
Yapilan düzenleme kimleri kapsamaktadir?
Çek Kanunu’nda yapilan bu düzenleme; Kanun’un 5. Maddesinde yer alan “Karsiliksiz Çek Keside Etmek” suçunu 24.03.2020 tarihine kadar islemis ve bu sebeple mahkûm olmus olanlari kapsamaktadir.
Kanunun lafzindan, 24.03.2020 tarihine kadar karsiliksiz çek keside etme suçunu isleyen ve bu suçtan dolayi hükmedilmis adli para cezasinin ödenmemesi sonucunda hapis cezasina çarptirilan kisilerin bu hükümden yararlanabilecegi anlasilmaktadir.
Ilgili degisiklikte “mahkûm”, “hükümlü”, “infazin durdurulmasi” kavramlarina yer verildiginden, yargilamasi devam edenler hakkinda ilgili maddenin uygulanip uygulanmayacagi konusunda bosluklar bulunmaktadir.
Yargilamasi devam eden davalarla ilgili olarak hukuk camiasinda farkli görüsler bulunmakla birlikte, bizim de içinde bulundugumuz görüse göre; yargilama sonucunda cezaya hükmedilir ise, suç tarihinin 24.03.2020 tarihinden önce olmasi sartiyla, bu cezanin kesinlesmesi halinde de söz konusu Geçici Madde 5 hükümlerinin uygulanmasi beklenmektedir.
Zira Çek Kanunu’nun 2. Maddesinde; bu kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümlerin uygulanacagi belirtilmistir.
Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde ise “Suçun islendigi zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüge giren kanunlarin hükümleri farkli ise, failin lehine olan kanun uygulanir ve infaz olunur” hükmü caridir.
Dolayisiyla Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bu “lehe kanun prensibi” uyarinca, yargilamasi devam eden davalar sonucunda verilecek ceza kararlari ve halihazirda henüz kesinlesmemis bulunan mahkumiyetler hakkinda da Geçici 5. Maddenin uygulanacagi kanaatindeyiz.
Yapilan düzenleme hükümlülere hangi imkanlari tanimaktadir?
Çek Kanununda yapilan bu düzenleme uyarinca, 24.03.2020 tarihine kadar islenen karsiliksiz çek keside etmek suçundan dolayi mahkûm olanlarin cezalarinin infazi 26.03.2020 tarihi itibariyle durdurulmus, ceza evinde bulunan mahkumlar bu tarih itibariyle tahliye edilmistir.
Ayrica henüz infazina baslanmamis olan hapis cezalarinin infazina da baslanmayacaktir.
Infazinin durdurulmasina karar verilen hükümlülerin; tahliye tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ödenmeyen çek bedelinin %10’unu alacakliya ödemesi gerekmektedir. Kalan % 90’lik kisim ise üç aylik süre bitiminden sonra ikiser ay arayla on bes esit taksit halinde ödenecektir. Bu sekilde çek bedelinin tamaminin ödenmesi halinde, hükmü veren Mahkeme tarafindan ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlariyla ortadan kaldirilmasina karar verilecektir.
Yine burada kanunun düzenlenmesinde, yargilamasi devam eden ve henüz kesinlesmemis mahkumiyet hükümleri açisindan bir bosluk karsimiza çikmaktadir. Kanunda “tahliye tarihinden” itibaren denilmekte ise de, yukarida belirttigimiz üzere bu düzenlemenin yargilamasi devam eden davalarda da uygulanacagi kanaatinde oldugumuzdan, hükmün kesinlesmesinden itibaren 3 ay içerisinde ödenmeyen çek bedelinin %10’unu alacakliya ödemesi gerektigi seklinde uygulanacagi kanaatindeyiz.
Çek borçlusu veya alacaklisi için özel durumu söz konusu ise, iletisim bilgelerimizden büromuza iletirseniz, sizlere daha ayrintili olarak yardimci olabiliriz.
Pesinatin veya taksitlerden birinin alacakliya süresinde ödenmemesinin yaptirimi nedir?
Hükümlünün, tahliye tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ödenmeyen çek bedelinin %10’unu alacakliya ödememesi halinde, alacaklinin sikâyeti üzerine, mahkumiyet kararini veren mahkemece hükmün infazinin devamina karar verilecektir.
Hükümlünün taksitlerden birini süresi içerisinde ilk defa ödememesi halinde ise; ödenmeyen bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenecektir.
Ancak, hükümlünün geriye kalan taksitlerden birini daha ödememesi halinde, alacaklinin sikâyeti üzerine, mahkumiyet kararini veren mahkemece hükmün infazinin devamina karar verilecektir.
Mahkumiyet hükmünü veren mahkemece, bu ödemelerin yapilip yapilmadiginin re’sen takibi söz konusu olmayacaktir.
Kanunun düzenlenmesinde infazin devamina karar verilebilmesi alacaklinin sikayetine baglandigindan, mahkeme re’sen infazin devamina karar veremez.
Infazin devaminin saglanmasi için, mutlaka alacaklinin sikayeti gerekmektedir.
Çek Kanununda yapilan düzenlemenin getirdigi diger önemli hususlar ise sunlardir:
Karsiliksiz çek keside etme suçundan mahkum olan kisinin tahliyesine karar verildiginde, yani hükmün infazi durduruldugunda, ceza zamanasimi süreleri islemeyecektir.
Kisinin tahliyesi sonrasinda düzenlemede belirtilen ödeme sartlarina uymamasi halinde, alacaklinin sikayeti üzerine cezanin infazina devam edilmesi yönünde karari vermeye yetkili mahkeme, mahkûmiyet hükmünü veren Icra Ceza Mahkemesidir.
Ayrica infazi durdurulan kisi hakkinda, mahkumiyet hükmünü veren mahkemece, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinin üçüncü fikrasinin (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine (“yurt disina çikis yasagi”) karar verilebilecektir.
Yapilan düzenlemeye göre, Mahkemece verilecek tüm kararlar alacakliya teblig edilecektir.
Mahkemece verilecek kararlara karsi hem alacakli hem de borçlu tarafindan itiraz kanun yoluna gidilebilecek, itirazin incelenmesinde ise Icra ve Iflas Kanunu'nda belirlenen itiraz usulü uygulanacaktir.
Buna göre itirazi incelemeye yetkili merci; o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunmasi hâlinde, numara olarak karari veren mahkemeyi izleyen daire, son numarali daire için birinci daire, o yerde Icra Mahkemesinin tek dairesi bulunmasi hâlinde Asliye Ceza Mahkemesi, Icra Mahkemesi hâkimi ile Asliye Ceza Mahkemesi hâkiminin ayni hâkim olmasi hâlinde ise en yakin Asliye Ceza Mahkemesidir.
Geçici 5. Maddenin son fikrasinda, bu madde hükümlerinin her bir suç için ancak bir kez uygulanabilecegi belirtilmistir.
Dolayisiyla infazi durdurulan kisinin kanunda belirtilen ödemeleri belirlenen sekilde süresi içinde yapmamasi halinde, alacaklinin sikayeti üzerine infazinin devamina karar verilecek ve bu durumdan sonra artik ayni çekle ilgili ikinci bir defa isbu düzenlemeden faydalanamayacaktir.
SONUÇ OLARAK;
Çek Kanununa göre; çekin üzerinde yazili bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren isleyecek ticarî temerrüt faiz orani üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte çek bedelini alacakliya tamamen ödeyen kisi hakkinda, yargilama asamasinda mahkeme tarafindan davanin düsmesine, mahkumiyet hükmünün kesinlesmesinden sonra ise mahkeme tarafindan hükmün bütün sonuçlariyla ortadan kaldirilmasina karar verilmektedir.
Uygulamada, karsiliksiz çek keside eden borçlular; alacakliya ödenmesi gereken miktarin faiz ile birlikte çok daha yüksek miktarda olmasi nedeni ile alacakliya ödeme yapmak yerine, hapis tazyikine maruz kalmamak için taksitlendirmenin de mümkün oldugu karsiliksiz kalan çek bedeli kadar adlî para cezasini ödemeyi tercih etmektedir.
Bu sebeple, karsiliksiz kalan çek bedelinin adli para cezasi olarak devlete ödenmesi, alacakli açisindan yarar saglamamaktadir.
Çek Kanununa eklenen geçici 5. madde ile 24.03.2020 tarihine kadar islenen karsiliksiz çek keside etme suçundan mahkûm olanlarin, çek bedelini taksitler halinde alacakliya ödemesi halinde hapis tazyikine maruz kalmayacagina dair düzenleme getirilmistir. Dolayisiyla ilgili düzenleme ile bundan böyle ödemelerin alacaklilara yapilacak olmasi, onlarin yararina olacaktir.
Ancak Çek Kanununda uzun zamandir yapilmasi beklenen bu düzenlemenin, tüm dünyayi etkisi altina alan COVID-19 salgininin ülkemizde de bas göstermesi ile alelacele yürürlüge konulmasi, bosluklarla birlikte birçok uygulama problemini de beraberinde getirdiginden, bu bosluklarin uygulamada nasil doldurulacagi önümüzdeki süreçlerde görülecektir. Bu sebeple yargilama süreci dahil olmak üzere, hem yargilama hem de infaz sirasinda bu alanda uzmanlasmis ve tecrübe sahibi bir avukatin danismanligi kisilerin yararina olacaktir.
Bostan Hukuk Bürosu olarak, bu alanda deneyimli avukatlarimizin olusturdugu dinamik kadromuzla birlikte; müvekkillerimize, hem yargilama hem de infaz sürecinde profesyonel bir sekilde hukuki destek vermekteyiz. Ilgili hukuki sorunlariniz için bize iletisim bölümünden ulasabilirsiniz. 08.05.2020