COVID -19 İS ve ÇALISMA HAYATINA ETKİLERİ

COVID-19 Salgininin Is Iliskileri Üzerindeki Etkilerinin Is Hukuku Açisindan Incelenmesi


Giris


Koronavirüsler insanlarda solunum yolu hastaliklarina neden olabilen bir virüs grubu olarak nitelendirilmektedir. 2019 yilinin sonlarinda Çin’in Vuhan kentinde ilk kez tespit edilmesinden önce bilinmeyen Yeni Koronavirüs de (“COVID-19”) bu gruba dahil olan ölümcül bir virüstür. 

COVID-19, Vuhan’da tespit edilmesinden sonra insandan insana bulasarak Çin’in diger bölgelerine ve ardindan tüm dünyaya yayilmistir. Diger devletlerde oldugu gibi Türkiye’de de insanlari COVID-19’dan korumak ve hastaligin yayilmasini engellemek için önlemler alinmistir. 

COVID-19’un insandan insana hizla yayilabilen bir özellige sahip olmasi nedeniyle temelde insanlar arasi mesafeyi saglamak amaciyla alinan önlemler sonucunda is iliskileri de kaçinilmaz olarak etkilenmistir. Bu yazimizda COVID-19’un is iliskilerinde olusturdugu çesitli etkiler ve buna bagli olarak ortaya çikan sonuçlar is hukuku açisindan degerlendirilmektedir. 


Faaliyetleri Durdurulan Isyerleri 

Insanlarin COVID-19 salginindan korunmasi ve salginin yayilmasinin önlenmesi amaciyla çok sayida insanin bir arada bulundugu ve insanlar arasi temasin yogun oldugu bazi isyerlerindeki faaliyetlerin devlet tarafindan durdurulmasina ve/veya yapilis biçimlerinin degistirilmesine karar verilmistir. 

Bu kapsamda, Içisleri Bakanligi’nin 16.03.2020 tarihli genelgeleri ile pavyon, bar, gece kulüpleri, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nisan/dügün salonu, lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kiraathane, kafeterya, kir bahçesi, nargile salonu, internet kafe, her türlü oyun salonlari, her türlü kapali çocuk oyun alanlari, çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplica, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri durdurulmustur.

Içisleri Bakanligi’nin 21.03.2020 tarihli genelgeleri ile berber, kuaför, güzellik merkezlerinin faaliyetleri durdurulmus, içkili ve/veya içkisiz tüm lokanta ve restoranlar ile pastane ve benzeri isyerlerinin, sadece paket servis yapabilecegi ve siparislerini kendileri teslim almak isteyen müsterilerine gel-al seklinde ve müsterilerin oturmasina izin vermeyecek biçimde hizmet sunabilecegi ifade edilmistir. 


Isverenin Isçiyi Gözetme Borcu ile Is Sagligi ve Güvenligi Önlemleri

Faaliyetleri isyerinde veya uzaktan devam eden isyerlerinde isverenin almasi gereken is sagligi ve güvenligine iliskin önlemler bulunmaktadir. Isveren 6098 sayili Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi uyarinca is sagligi ve güvenliginin saglanmasi için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür.

Isveren 6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanunu (“ISGK”) kapsaminda mesleki risklerin önlenmesi, egitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alinmasi, organizasyonun yapilmasi, gerekli araç ve gereçlerin saglanmasi, saglik ve güvenlik tedbirlerinin degisen sartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyilestirilmesi için çalismalar yapar. 


Bundan baska, isveren isyerinde alinan is sagligi ve güvenligi tedbirlerine uyulup uyulmadigini denetler ve uygunsuzluklarin giderilmesini saglar. Risk degerlendirmesi yapar veya yaptirir. 

Isçiye görev verirken, isçinin saglik ve güvenlik yönünden ise uygunlugunu göz önüne alir. 

Bu baglamda, is sagligi ve güvenligini saglamak zorunda olan her isveren isyerinde görülen isin özelliklerine göre degerlendirme yapmali, riskleri belirlemeli ve bunlari azaltici önlemlere basvurmalidir.

Isçileri COVID-19’dan korunma yöntemleri ile ilgili olarak bilgilendirmek, isyerini isçiler arasindaki temasi olabildigince azaltacak sekilde yeniden düzenlemek, dezenfektan, sabun, kolonya, maske vb. koruyucu malzemeyi isçiye saglamak isverenin alabilecegi önlemlere örnek olarak sayilabilir. 

Isçiler is sagligi ve güvenligini saglamak amaciyla alinan önlemlere uymakla yükümlüdür. 

Isveren is sagligi ve güvenligini koruyucu önlem alma yükümlülügünü yerine getirmekte yavas kaliyorsa isçinin çalismaktan kaçinma hakki gündeme gelebilir (ISGK m. 13). Ciddi ve yakin tehlike ile karsi karsiya kalan isçiler isverene basvurarak gerekli önlemlerin alinmasina karar verilmesini talep edebilir. Talebi kabul edilen isçi gerekli tedbirler alinincaya kadar çalismaktan kaçinabilir. Isçilerin çalismaktan kaçindigi dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve is sözlesmesinden dogan diger haklari saklidir.


Is Sözlesmesinin Feshi ve COVID-19

COVID-19 salgini nedeniyle alinan önlemler kapsaminda Içisleri Bakanligi’nin genelgeleri ile zorunlu olarak kapatilan veya faaliyet biçimleri degistirilen isyerleri disinda kalan birçok isyerinde de faaliyetler azaltilmis veya durdurulmus ya da uzaktan çalismaya geçilmistir.

Bu kapsamda tedarik ve dagitim kanallarinda yasanan aksamalar, isyerlerinin kapanmasi, gümrük bölgelerindeki kisitlamalar ve bazi mal ve hizmetlere iliskin talebin azalmasi gibi hususlarin ekonomik sorunlara neden oldugu gözlenmektedir. Faaliyetleri durdurulan veya azalan isverenler maliyeti düsürmek; buna karsin, is sagligi ve güvenligine iliskin yeterli önlemlerin alinmadigindan endise eden isçiler de kendilerinin ve yakinlarinin sagliklarini korumak amaciyla is sözlesmelerini feshetmeyi düsünmektedir.

Bu kapsamda COVID-19 salgininin 4857 sayili Is Kanunu (“ISK”) kapsaminda “zorlayici neden” olarak degerlendirilmesi mümkündür.

Bununla birlikte, COVID-19 salginini is sözlesmelerinin feshi ile iliskisi bakimindan degerlendirirken 17.04.2020 tarihinden önce yapilan fesihler ile bu tarihten itibaren yapilan fesihleri birbirinden ayirmak gerekir. 

Zira 17.04.2020 tarihli ve 31102 sayili Resmi Gazete’de yayimlanan 7244 sayili Kanun ile ISK’na eklenen geçici madde 10 isverenin 17.04.2020 tarihinden itibaren yapacagi fesihlere kisitlama getirmistir. 

Buna göre, 17.04.2020’den itibaren üç ay süreyle isveren is sözlesmelerini sadece ahlak ve iyi niyet kurallarina uymayan hallerde hakli nedenle feshedebilecektir. 


Bunun anlami sudur: 

Isverenin belirtilen tarihten itibaren is sözlesmelerini COVID-19 salgini kapsaminda zorlayici nedene veya saglik nedenlerine dayanarak hakli nedenle veya isçiden ya da isyerinden kaynaklanan geçerli nedenlere dayanarak feshetmesi mümkün olmayacaktir. 

Is sözlesmesini bu düzenlemeye aykiri olarak fesheden isverene sözlesmesi feshedilen her isçi için fiilin islendigi tarihteki aylik brüt asgari ücret tutarinda idari para cezasi verilecektir.

Isveren belirtilen düzenleme yürürlükte oldugu sürece 17.04.2020 tarihinden itibaren ISK 25/I’de düzenlenen saglik nedenlerine dayanarak da sözlesmeyi feshedemez. Bu halde isverenin hastalik belirtileri gösteren isçisini tek tarafli olarak ücretsiz izne çikarma hakki bulundugu için is sagligi ve güvenligi açisindan sorun olusmaz.

Düzenlemenin yürürlüge girdigi tarih açikça 17.04.2020 olarak belirlendigi için, söz konusu fesih kisitlamasi bu tarihten önce gerçeklestirilen fesihleri etkilemeyecektir. Bu nedenle, belirtilen tarihten önce isveren tarafindan yapilan fesihler sona erdirilen is sözlesmesinin tabi oldugu kanuna uygun oldugu ölçüde hukuki sonuç doguracaktir.

17.04.2020 tarihinden önce isçiyi is yerinde bir haftadan fazla süre ile çalismaktan alikoyan zorlayici bir sebebin ortaya çikmasi durumunda isverenin is sözlesmesini hakli nedenle derhal fesih hakki bulunmaktadir (ISK m. 25/III). 

Is sözlesmesinin zorlayici nedene dayanarak feshedilebilmesi için zorlayici nedenin sözlesmenin karsi tarafi nezdinde olusmasi gerekir. Bu nedenle is sözlesmesinin zorlayici nedene dayanarak isveren tarafindan feshi için, isçinin kendisi ya da çevresiyle ilgili bir zorlayici neden söz konusu olmalidir. 

Is yerinden kaynaklanan zorlayici nedenlerin bulunmasi durumunda ise isçinin hakli nedenle derhal fesih hakki gündeme gelmektedir (ISK m. 24/III). 

Faaliyetlerinin COVID-19 nedeniyle dogrudan devlet tarafindan durdurulmasi veya azaltilmasi sonucunda isyerinde bir haftadan fazla süre ile isin durmasi halinde isyeri ile ilgili zorlayici neden söz konusu oldugundan isçinin zorlayici nedene dayanarak is sözlesmesini hakli nedenle feshetme hakki bulunmaktadir. 

Zorlayici nedenler dolayisiyla çalisamayan veya çalistirilamayan isçiye zorlayici nedenle çalismamanin basladigi tarihten itibaren bir haftaya kadar her gün için yarim ücret ödenecegi öngörülmüstür (ISK m. 40). Bu hüküm nispi emredici nitelikte oldugundan zorlayici neden devam ettigi sürece isverenin isçiye bir haftadan daha uzun süre için ve/veya daha fazla oranda ücret ödemesi mümkündür. 

Zorlayici neden ortadan kalktiktan sonra isçi is yerinde çalismaya, isveren de isçiye ücretini tam olarak ödemeye devam etmek zorundadir.

17.04.2020 tarihinden önce isveren tarafindan saglik nedenleri (ISK m. 25/I) kapsaminda gerçeklestirilen fesihlerin geçerli olmasi için isçinin tutuldugu hastaligin tedavi edilemeyecek nitelikte oldugunu ve is yerinde çalismasinda sakinca bulundugunun Saglik Kurulu’nca saptanmasi gerekir.

17.04.2020 tarihinden önce isçi tarafindan saglik nedenleri (ISK m. 24/I) kapsaminda gerçeklestirilen fesihlerin geçerli olmasi için, isin yapilmasi isin niteliginden dogan bir sebeple isçinin sagligi veya yasayisi için tehlikeli olmali veya isçinin sürekli olarak yakindan ve dogrudan bulusup görüstügü isverenin yahut baska bir isçinin bulasici veya isçinin isi ile bagdasmayan bir hastaliga tutulmasi gerekir.

Bu kapsamda özelligi geregi sürekli baska insanlarla temas etmeyi gerektiren islerde görevli isçiler bakimindan isin niteliginden kaynaklanan bir durum nedeniyle sagliklarinin tehlikeye düstügü ileri sürülebilecektir. 

Bundan baska, isçinin çalisirken sürekli olarak yakin temasta bulunmasi gereken bir baska isçinin veya isverenin COVID-19’a yakalanmasi durumunda da isçi is sözlesmesini hakli nedenle feshedebilir.


Fesih Disinda Seçenek Uygulamalar
Ücretsiz Izin

Taraflarin is sözlesmesini devam ettirmekle birlikte isverenin ücret ödememesi, buna karsin isçinin çalismamasi anlamina gelen ücretsiz izin, kural olarak çalisma kosullarinda esasli degisiklik (ISK m. 22) kapsamindadir. 

Bu nedenle geçerli bir ücretsiz izin uygulamasi isverenin isçiye yazili bildirimini ve isçinin de bunu belirli bir süre içinde yazili olarak kabul etmesini gerektirmektedir.

Ancak, önemle ifade etmek gerekir ki, 4. baslik altinda belirtilen 7244 sayili Kanun ile ISK’na eklenen geçici madde 10, ISK m. 22’den farkli yönde bir düzenleme getirmistir. 

Geçici madde 10’a göre isveren 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay boyunca isçiyi tamamen veya kismen ücretsiz izne ayirabilir. Bu madde kapsaminda ücretsiz izne çikartilmak isçiye hakli nedene dayanarak sözlesmeyi fesih hakki vermez.

Düzenleme 17.04.2020 tarihinden itibaren yapilan ücretsiz izin uygulamalarini kapsamaktadir. 

Bu düzenleme yürürlükte kaldigi sürece isveren ücretsiz izin uygulamasini tek tarafli olarak gerçeklestirme hakkina sahip olacaktir. Bu nedenle belirtilen tarihten sonra isçinin ücretsiz izin konusunda onayi aranmayacaktir. 

Yine de isçinin durumdan haberdar edilmesi bakimindan isverenin yazili bildirimde bulunmasi önerilebilir. Yazili bildirim ayrica ispat kolayligi saglamasi açisindan da faydali olacaktir.

Bununla birlikte, düzenlemenin yürürlüge girdigi tarih açikça 17.04.2020 olarak belirlendigi için, söz konusu tarihten önce yapilan ücretsiz izin uygulamalari ISK m. 22’ye tabi olmaya devam edeceginden isverenin isçiye yazili bildirimi ve isçinin yazili onayinin bulunmasi gerekir. 

Buna göre, isçi onay vermedikçe, isveren ücretsiz izin kullanmaya zorlayamaz. Isçi alti is günü içerisinde isverenin talebine yazili olarak onay vermezse veya sessiz kalirsa isverenin ücretsiz izin uygulanmasi önerisini reddetmis sayilir. 

Isçinin söz konusu öneriyi reddetmesine ragmen, isveren ücretsiz izin kullandirma konusunda israrci olursa ve tek tarafli olarak ücret ödemeyi keserse isçi is sözlesmesini hakli nedene dayanarak sonlandirabilir (24/II-e) ve kosullari olusmussa kidem tazminatina hak kazanir. 

Ayni durumda isverenin de isçinin yasal haklarini ödemek suretiyle is sözlesmesini geçerli nedene dayanarak sona erdirme hakki bulunmaktadir. 

Bu kosullarda, feshin geçerliligine iliskin bir uyusmazlik ortaya çikarsa degisikligin geçerli nedenden kaynaklandigini ispat yükü isverendedir (ISK m. 18). Olasi bir uyusmazligin mahkemeye tasinmasi durumunda, COVID-19 salgininin isletmenin, isyerinin veya isin gereklerinden kaynaklanan bir geçerli neden olusturdugu ileri sürülebilecektir.


Uzaktan Çalisma

Uzaktan çalisma ISK’nda düzenlenmis olup, isçinin isveren tarafindan olusturulan is organizasyonu kapsaminda is görme edimini evinde ya da teknolojik iletisim araçlari ile isyeri disinda yerine getirmesi esasina dayali ve yazili olarak kurulan is iliskisi olarak tanimlanmaktadir (ISK m. 14/4).

Bu seçenekte, isverenin ücret ödeme, isçinin is görme yükümlülükleri isyerinde çalisiliyormus gibi devam etmektedir. 

Isçi görevi kapsamina giren isleri özenle yerine getirmek zorunda oldugu gibi, isveren de isin görüldügü yere bakmaksizin ücreti tam olarak ödemekle yükümlüdür. Bu baglamda uzaktan çalismada isçilerin, esasli neden olmadikça salt is sözlesmesinin niteliginden ötürü emsal isçiye göre farkli isleme tabi tutulamaz (ISK m. 14/6). 

Isverenin uzaktan çalisma uygulamasina geçmeden önce çalismanin hangi kosullarda, nasil yerine getirilecegini, uzaktan çalisirken isçilerin bagli kalacaklari ilkeleri, uzaktan çalisma yapilacak süreleri ve isverenin isçiyi gözetme borcu da devam ettiginden is sagligi ve güvenligine iliskin alinmasi gereken önlemleri belirlemesi yararli olacaktir. 

Isçilere buna iliskin yazili bildirimde bulunulmasi ve isçilerin yazili onayi alinarak bu belgelerin isçilerin özlük dosyalarinda bulundurulmasi sonradan gündeme gelebilecek uyusmazliklarda taraflara ispat kolayligi saglayabilir.


Ücretli Izin

Isveren kural olarak isçinin yillik iznini kullanacagi zamani yönetim hakki kapsaminda belirlemek yetkisine sahiptir. Bunu yaparken yürütülen isin özelliklerini ve isçinin taleplerini iyi niyetle bagdastirmaya çalismalidir. 

Bununla birlikte isveren, isçinin istedigi izin kullanma tarihi ile bagli degildir ve Nisan ayi basi ile Ekim ayi sonu arasindaki süre içinde isçilerin tümünü veya bir kismini kapsayan toplu izin uygulayabilir (Yillik Ücretli Izin Yönetmeligi m. 8 ve m. 10). 

Bu kapsamda isverenin isyerindeki isçileri toplu olarak ücretli izne çikartma yetkisi bulunmaktadir. 

Toplu izin uygulanmasi halinde isveren, isyerinin korunmasi, isyerindeki araç, gereç veya makinelerin bakimi, hazirlanmasi, temizlenmesi veya güvenliginin saglanmasi gibi zorunlu durumlar için yeterli sayida isçiyi toplu izin disinda tutabilir. Bu durumda olanlarin yillik izinleri toplu izin döneminden önce veya sonra kullandirilir.

Isverenin izin uygulamasi isçilerin tamamini kapsamak zorunda degildir. Faaliyetleri devlet eliyle durdurulmamis isyerlerinde insan yogunlugunu azaltarak çalismayi sürdürmek isteyen isveren isçilerin bir kismindan da ücretli izin haklarini kullanmalarini isteyebilir. Bu kapsamda isverenin izin sira ve nöbetlesmesini göstermek üzere çizelgeler tutmasi ispat kolayligi açisindan faydali olacaktir.


Azaltilmis Sürelerle Çalisma ve Ücret Kesintisi

Faaliyetleri devlet eliyle durdurulmamakla birlikte COVID-19’un olumsuz ekonomik etkileri sonucunda isleri önemli ölçüde azalmis olan isyerlerinde çalismayi sürdürmek amaciyla ücrette kesinti yapilmasi düsünülebilir.

Bu seçenekte, taraflarin, is sözlesmesini sürdürmekle birlikte islerin sayisi ve yogunlugunun azalmasi karsisinda ücret ödeme ve is görme edimlerinde esasli degisiklik yapmasi söz konusudur. Isveren islerdeki azalmayla orantili olarak ücrette kesinti yapmakta, isçiler de ayni ölçüde is görme ediminden kurtulmaktadir.

Bu seçenek çalisma kosullarinda esasli degisiklik kapsamina girdiginden bu konuda geçerli bir degisiklik yapilmasi isverenin isçiye yazili bildirimine ve isçinin de bunu belirli bir süre içinde yazili olarak kabul etmesine baglidir. Buna göre, isveren isçiyi ücrette kesinti yapilmasini kabul etmeye zorlayamaz. Isçi alti is günü içerisinde isverenin talebine yazili olarak onay vermezse veya sessiz kalirsa degisiklik önerisini reddetmis sayilir.

Azaltilmis sürelerle çalisma ve ücret kesintisi seçenegi uygulanmadan önce taraflarin, isin özelligine göre ne kadar süre çalisilacagi, karsiliginda ne kadar ücret ödenecegi gibi hususlarda yazili olarak anlasmasi gerekir.


Telafi Çalismasi

Zorunlu nedenlerle çalismanin tamamen durdugu veya normal çalisma sürelerinin önemli derecede altinda çalisildigi isyerlerinde isveren çalismanin durmasina veya önemli derece azalmasina neden olan zorunlu nedenlerin ortadan kalktigi tarihten itibaren dört ay içinde çalisilmayan süreler için telafi çalismasi yaptirabilir (ISK m. 64).

Bu seçenekte zorunlu nedenlerin ortadan kalkmasindan sonra isçilerin normal çalismasina ek olarak zorunlu nedenlerin geçerli oldugu dönemde çalisamadiklari sürelerin telafi edilmesi söz konusudur. 

Telafi çalismasi fazla çalisma veya fazla sürelerle çalisma sayilmadigindan karsiliginda normal ücretten fazlasi ödenmez.

Telafi çalismalari günlük en çok çalisma süresini (on bir saati) asmamak kosuluyla günde üç saatten fazla olamaz ve tatil günlerinde yaptirilamaz.

Isverenin hangi tarihlerde telafi çalismalarina baslanacagini ve kaç saat telafi çalismasi yapilacagini isçilere önceden yazili olarak bildirmesi olasi uyusmazliklarda taraflara ispat kolayligi saglayacaktir.


Kisa Çalisma Ödenegi ve Kosullari

Kisa çalisma ve kisa çalisma ödenegi 4447 sayili Issizlik Sigortasi Kanunu’nda (“Issizlik SK”) düzenlenmistir. 

Buna göre, genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayici sebeplerle isyerindeki haftalik çalisma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltilmasi veya isyerinde faaliyetin tamamen veya kismen geçici olarak durdurulmasi hallerinde, isyerinde üç ayi asmamak üzere kisa çalisma yapilabilir. 

Her isçi kisa çalisma ödeneginden yararlanamaz. Ödenekten yararlanmak için bazi kosullarin bulunmasi gerekmektedir. 

Asagida belirtilecek kosullarin saglanmasi durumunda isçiler kisa çalisma yapilan dönem için Issizlik Sigortasi Fonu’ndan ödenen kisa çalisma ödenegine hak kazanacaktir:

Isyerindeki çalismanin zorlayici nedenlerle önemli ölçüde azaltilmasi veya tamamen durdurulmasi (Issizlik SK ek m. 2),

Isveren tarafindan ISKUR’a basvurulmasi,

Isçinin kisa çalismanin basladigi tarihten önceki 60 gün boyunca is sözlesmesine tabi olarak çalismis olmasi (Issizlik SK gm. 23),

Isçinin kisa çalismanin basladigi tarihten önceki son üç yil içinde 450 gün boyunca sigortali olarak çalisip issizlik sigortasi primi ödemis olmasi ve 

Kisa çalismanin yapildigi dönemde isverenin isyerinde çalisan hiçbir isçinin is sözlesmesini ISK m. 25/II’deki nedenler hariç feshetmemesi.

7244 sayili Kanun ile Issizlik SK’na eklenen gm. 25 kapsaminda isçilerin kisa çalisma ödeneginden yararlanmasi kolaylastirilmistir. 

Buna göre, ISKUR’un yapacagi uygunluk tespitinin tamamlanmasi beklenmeksizin sadece isverenin beyani üzerine kisa çalisma ödenegi ödenecektir. 

Ancak isverenin basvurusu sirasinda yanlis bilgiler vermesi nedeniyle yersiz ödeme olursa bunun yasal faiziyle isverenden geri alinacagi düzenlenmistir. 

ISKUR’a basvurular Kisa Çalisma Talep Formu ile Kisa Çalisma Uygulanacak Isçi Listesi’nin e-posta ile isverenin bagli oldugu ISKUR birimine gönderilmesi suretiyle gerçeklestirilmektedir.

Günlük kisa çalisma ödenegi sigortalinin son on iki aylik prime esas kazançlari dikkate alinarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancinin % 60’idir. Ödenecek miktar aylik asgari ücretin brüt tutarinin % 150’sini geçemez.

Kisa Çalisma Ödeneginden Yararlanamayanlar Için Nakdi Ücret Destegi ve Kosullari

Kisa çalisma ödeneginden yararlanmak için gerekli kosullari saglamayan bazi isçiler için nakdi ücret desteginden yararlanmak mümkündür. Ancak nakdi ücret desteginden yararlanmak için de bazi kosullarin saglanmasi gerekmektedir. 

Nakdi ücret desteginden yararlanabilecek isçiler sunlardir:

17.04.2020 tarihi itibariyle is sözlesmesine tabi olmakla birlikte isveren tarafindan ISK gm. 10 uyarinca ücretsiz izne ayrilan ve kisa çalisma ödeneginden yararlanamayan isçiler ile

15.03.2020 tarihinden sonra Issizlik SK m. 51 kapsaminda is sözlesmesi feshedilen ve issizlik ödeneginden yararlanamayan isçiler. 

Bu kapsama giren isçiler herhangi bir sosyal güvenlik kurulusundan yaslilik ayligi almamak kaydiyla 17.04.2020 tarihinden itibaren üç aylik sürede ücretsiz izinde bulunduklari veya issiz kaldiklari süre kadar günlük 39,24 TL nakdi ücret desteginden yararlanabilecektir.

Ücretsiz izne ayrilarak nakdi ücret desteginden yararlanan isçinin fiilen çalistirildiginin tespiti halinde isverene, bu sekilde çalistirilan her isçi ve çalistirildigi her ay için ayri ayri olmak üzere fiilin islendigi tarihteki aylik brüt asgari ücret tutarinda idari para cezasi uygulanir ve ödenen nakdi ücret destegi ödeme tarihinden itibaren isleyecek kanuni faizi ile birlikte isverenden tahsil edilir.


Sonuç


Tüm dünyaya yayilan COVID-19 salgini insanlarin yasamini tehdit etmeye devam etmektedir. 

Devletler insanlari COVID-19’dan korumak ve salginin yayilmasini engellemek amaciyla çesitli önlemler almaktadir. Türkiye de bu baglamda birçok önlemler almistir. Gerek devletler tarafindan alinan önlemler gerek COVID-19’un yarattigi olumsuz etkiler kaçinilmaz olarak is iliskilerini de etkilemistir. 

Bu kapsamda on binlerce isyerinin faaliyetleri tamamen veya kismen durdurulmus, bazilarinin faaliyet biçimleri degistirilmistir. Tüm bu durumlar is sözlesmelerinden kaynaklanan karsilikli edimlerin durumuna, taraflarin gelisen kosullarda atmak zorunda olduklari adimlara, sözlesmelerin feshine, fesihten önce basvurulabilecek seçeneklere ve zor durumda olan isçi ve isverenlerin elde edebilecekleri desteklere iliskin birçok sonuç yaratmaktadir.

Bostan Hukuk Bürosu, is ve sosyal güvenlik hukuku alaninda deneyimli avukatlariyla müvekkillerine hem hizla degisen mevzuata iliskin danismanlik hizmeti hem de uyusmazlik çözüm yöntemleri sunmakta, onlari arabuluculuk ile dava ve icra süreçlerinin her asamasinda temsil etmektedir. Sorulariniz ve sorunlariniz  hakkinda ayrintili bilgi almak için iletisim bölümünden bize her zaman ulasabilirsiniz.