Corona Virüs Üzerine Hukuki Denemeler 1
Insanligin Corona Virüs ile cebellestigi bu günlerde bilim adamlarindan ‘’Her canli ölümü tadacaktir’’ kesinliginde söylemler duyuyoruz. ‘’Herkes bu virüse er geç maruz kalacaktir.’’ Bu durum insanoglunun bundan sonraki yasamini tamamen degistirecek gibi duruyor. Yani gelsin ikinci söylem: ‘‘Artik hiçbir sey eskisi gibi olmayacak ’’
Bu güne dek büyük kesimin üzerinde çok da durmadigi iklim degisikligine bagli olarak buzullarin hizla erimesi sonucu içlerinde sessizce bekleyen nice kadim virüslerin de gün isigina çikma olasiligini gündeme getirdigi düsünülürse yasamimizin gerçekten de bir daha asla eskisi gibi olamayacagi, hatta radikal bir sekilde degisebilecegi anlamina geliyor olabilir.
Önümüzdeki günlerde ‘‘virüsten önce , virüsten sonra ‘‘ diye nitelendirdigimiz yeni bir zaman birimine geçmemiz bile söz konusu olabilir. Yasananlarin sadece insanlari etkilemesi tabi ki mümkün degil . Bu , sinirli bir tesbit olurdu. Devletler, hükümetler, sehirler, kurumlar, sirketler, iliskiler, egitim, saglik ve tabi ki hukuki uygulamalar da virüsten nasibini aldi ve almaya devam edecektir.
Göz ile görülemeyen bir virüsün hukuk islemleri üzerindeki etkisi ne olabilir ki ?
Yanitlamaya hemen baslayalim:
Meslektas bir arkadasim, karantina günlerinin baslamasindan kisa bir süre sonra iki ayri çiftin kendisini arayarak bosanma islemlerinin
en erken ne zaman baslatilabilecegi konusunda bilgi aldiklarini söyledi. Anlasmali olarak bosanma karari alindiginda bu islemi karara baglamak için adliyelerin fiilen faaliyete geçmesi gerekip gerekmedigini bilmek istiyorlardi.
Bosanma islemi; hukuki bir süreci zorunlu kildigindan tabi ki adli faaliyetlerin fiilen yürütülmesine bagli. Peki bu süreç daha çok uzar ve adli faaliyetler bile online yapilmaya baslanmak zorunda kalirsa daha ne kadar beklemek gerekecek. Adaletin tecellisi de online saglanabilir mi? Virüs sorunuyla evlerde zorunlu ve uzun soluklu bir birliktelik yasamaya baslayan evli çiftlerin dar alanda kisa paslasmalarda ne derece basarili olacaklari sinanacak gibi duruyor.
Emekli babam, daha geçen gün telefonda: ‘Kizim, kiracim aradi, Corona Virüsü dolayisiyla isini kaybetmis, kirada indirim yapabilir miyiz teklifinde bulundu, zaten rayiçten ucuz oturuyorlar, bu durumdaki hukuki haklarim nedir, insanlar da hakli ama yine de haklarimi bilmek istiyorum, seklinde dert yaninca bir hukukçu olarak düsünmeye durdum.
Son dönemde yasanan ekonomik krizin üstüne gelen virüs musibeti, hizla artan issizlik, kiraci/kiralayan arasindaki hukuki iliskilerde de önümüzdeki günlerde acil bir revizyona gidilmesi ihtiyacini doguracak.
Hukuk sistemimizde ‘‘Mücbir sebep’’ basligi altinda yer alan düzenlemeler bu revizyon sirasinda çok önemli hale gelmis bulunuyor.
Ancak çok sayida ve degisik konularda olmak üzere halen yürürlükteki hukuk iliskilerine mücbir sebep düzenlemelerinin ne kadar katkida bulunacagi, sorunu çözmeye yeterli olup olamayacagi ileriki günlerde yasanacak hukuki tecrübelerle ortaya çikacaktir.
Hatta bizzat hukuk sistemimizde mevcut mücbir sebep düzenlemelerinin revizyonu ve bu konuda yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç hali de gündeme gelebilir.
Hukuki uygulamalarin yani sira degisik pek çok alanda yenilikler yasadigimiz günler geçiriyoruz. Egitim, ögretim hizmeti, ögrencilerimize online olarak verilmeye çalisiliyor.
Çalisiliyor diyorum, çünkü her ne kadar bu konuda en hizli karar alan ve uygulamaya geçen ülkelerden birisi olsak da basindan izlendigi kadariyla ciddi sorunlarimiz da var.
Ekonomik Kalkinma ve Isbirligi Örgütü’nün (OECD) hazirladigi bir rapora göre ülkemizde ögrencilerin %33’ü bilgisayara erisemiyor. Bu alanda 77 ülke içinde 64. siradayiz.
Internet baglantisi olanlarin orani %76. Türkiye, bu siralamada 70. durumda.
Ögrencilerimizin %14’ü sahip olduklari ortam sebebiyle çalismak için kendilerine sessiz bir alan yaratamiyor. Ülkemiz bu alanda 49.sirada.
Üstelik sosyo-ekonomik durumu kötü ögrencilerin gittikleri okullarla diger okullar arasindaki farklar da ciddi boyutta. Örnegin bilgisayara ulasma siralamasinda dezavantajli okullarda oran % 40 iken avantajli okullarda bu oran %85’i buluyor.
Salgin sebebiyle bir çok ülkede yapilan uzaktan egitim sirasinda kullanilan programlarin güvenlik açiklari da devlet yönetimlerinde ciddi endiselere sebep oluyor.
Üniversitelerimizde de durum pek farkli degil. Aksayan egitim, ögretim faaliyetlerinin yillardir basarili ve etkin bir sekilde uygulanan yaz okulu modeliyle yaz aylarinda telafi edilecegi konusuluyor. Yasanabilecek sorunlar konusunda belirsizlikler olsa da cevap bekleyen pek çok soru var tabii….
Sinavlari online yapabilir miyiz?
Online egitim sistemimiz altyapi ve güvenlik açisindan yeterli mi?
Online olarak yapilacak sinavlarda basarili ve adil bir degerlendirme yapilabilir mi?
Üniversite egitimine bagli olarak sinavlar disindaki laboratuar ve atelye çalismalari, deneyler, poliklinik uygulamalari, proje, sunum, tez, staj ve benzeri zorunlu uygulamalar ne olacak ?
Bazi üniversitelerde online egitime çoktan geçilmis durumda. Bununla birlikte firsat esitsizligi yine karsimiza çikiyor.
MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Sahin’in üniversitelerin tatil edilmesi sonrasinda memleketlerine dönen ve bilgisayari olmayan ögrencilerine bilgisayar göndererek sorunlarini çözmeye çalistigini söyledi.
Bu haberi okudugumda bu insancil yaklasimi gönülden alkislamakla birlikte, kendilerine bilgisayar gönderilen ögrencilerin internet baglantisi olup / olmadigi konusunda endiselendigimi hatirliyorum.
Egitim ve ögretim hizmetinin yani sira degisik sektörlerdeki pek çok faaliyetlerin de internet araciligiyla gerçeklestirilecegi göz önüne alindiginda bu konuda yeterli teknolojiye sahip olmanin gerekliligi de ortaya çikiyor.
Gelecek günlerde hedeflenecek yatirimlarin, alt yapi çalismalarinin bilisim endüstrisi üzerine olmasi zorunlu hale geliyor.
Is hukuku uygulamalari da bu yeni döneme adaptasyon saglamak zorunda kalacak.
Gerek kamu gerekse özel sektörde çalisanlarin evlerinden internet araciligiyla çalismaya baslamalari pek çok hukuki soruna gebe.
Yukarida bahsettigimiz gibi gerekli teknolojik imkan tam anlamiyla saglansa bile maas, prim, izin haklarinin kullanilmasi, fazla mesai, isten çikarma ve benzeri uygulamalarda degisikliklere gidilmesi gerekecegi açik.
Yasanabilecek teknik veya hukuki sorunlara ragmen var olabilmemiz için yürütülmesi gereken hayati faaliyetlerin hayata geçirilebilmesi açisindan internet su anda elimizde bulunan tek ve en önemli olanak.
Bu nedenle bu yönde gerekli çalisma ve atilimlarin yapilmasini saglayacak Ar-Ge merkezleri, Tekno kentler ve Bilisim sektörünün acil adaptasyonuna ihtiyacimiz var.
Corana Virüs’e genel ve hukuki kisa bir bakis açisi sunmaya çalistigimiz bu yazinin sonunda sizlere yasayacaginiz her türlü hukuki sorun ve sorulariniz nedeniyle yardima hazir oldugumuzu belirtir, çözüm bekleyen problemlerinizi bize iletebileceginizi de hatirlatmak isteriz, saglikli günler temennisiyle .
Av. Pervin EROL